Pelit Esenyurt Fabrika Binası


Pelit Fabrika

İŞVEREN
Pelit Pastacılık ve Gıda A.Ş.
PROJE İSMİ
Pelit Fabrika
TARİH
2010
YER
Esenyurt, İstanbul
PROJE TİPİ
Mimari Proje

 

Pelit Pastacılık ve Gıda A.Ş. Esenyurt Fabrika Binası

İç Mimari Tasarımı

Y. Mimar Baran Uyan

Fabrika binasının giriş katında yer alan Lobi, Pastane ve Restaurant Mahallerinin tasarımı yapılırken; evrensel, modern, özgüvenli kaliteli çizgilerle oluşturulmuş; 55 Yıllık Pelit Markası için zamandan bağımsız, etkileyici ve konforlu bir tasarım amaçladık. Marka algısının yarattığı aidiyeti kişiselleştirip kullanıcının hizmetine sokmak ve uygun konfor standartlarını yaratmak istedik. İç Dekorasyon projelerinin hazırlanması sürecinde firmanın şirket kültürünün anlaşılması çok önemliydi. Sonuçta; 65,000.00 m2 büyüklüğünde, tüm katlarında farklı üretim teknikleri ile birçok üretimin gerçekleştiği bir bina planlanıyordu. 1000’den fazla çalışanın her gün yüksek bir ritimle çalıştığı, her gün 150 ile 200 öğrencinin ziyaret ettiği, günlük 300 ile 500 kişiye perakende satışın gerçekleştiği, tonlarca hammaddenin girip tonlarca mamul ürünün sevk edileceği bir binanın tüm Mimari ve İç Mimari Projelerini hazırlanması süreci yönetilecekti. Bu sebeple ofisimizin neredeyse yarı iş gücünü yaklaşık 2.5 yıl boyunca Pelit Fabrika binasına taşıyarak proje üretim ve proje yönetim süreçlerini yerinde sürdürdük. Bu bize kurumsal kültürü tanımanın yanında markanın kendi müşteri algısının ve aidiyetinin de ipuçlarını elde etme imkanı sundu. Ekip olarak, bilgi ve sezgilerimiz kullanarak tasarımın tüm girdilerini hesaplamaya özen gösterdik.

Pastane, Restoran ve Lobi tasarımı yapılırken her üç mekanın da büyük bir üretim tesisinin girişinde bulunması belirli mekânsal yükümlülüklere sebep olabilirdi. Bu sebeple Mimari Tasarım bu noktada mümkün olan en geniş cephe açıklıklarını sağlayacak şekilde hazırladık ve uyguladık.
Pelit’in bir İstanbul markası olması, ürün-müşteri algısı ve üretiminde bulunduğu pastacılık ve çikolatacılık sektöründe en eski marka olması sebebi ile kökenlerine bağlı, Feminen ve sıcak bir mekanı; ürettiği ürünlerin kalitesi, sektörde bir çok yeniliğin öncüsü, çağdaş üretim teknikleri ve ekipmanlarının da sahibi olması sebebi ile de Çağdaş, Modern ve Yenilikçi olması esasını benimsedik. İstanbul zengin kültürel ve tarihi bir mirasın üzerinde oturmaktadır. İstanbul’a ait 55 yaşında bir markanın da üzerinde bulunduğu mirasa ait çizgileri tüm kıvrımlarında barındırıyor olması kaçınılmazdı. Sonuçta 55 Yıllık Pelit Markası için güçlü fikirler, yaratıcı tasarımlar, yeni ve etkileyici çözümler sunuyor, marka algısını tüketici gözünde ön plana çıkartıyor olmalıydık. Bu süreci beraber yürütmek için Pelit adına daha önce birçok tasarıma imza atmış Ressam İsmail Acar ile çalıştık. Özellikle giriş mekânını süsleyen Resim Panosu, Pastane bölümünde ki Nar Tablosu, Pastane ve Restoran bölümlerinde bulunan lake kaplamalı kolonlarında ki ayna süslemeler özel olarak İsmail Acar tarafından tasarlanıp uygulandı. Girişte ki resim panosundaki ilk katman 16. y.y. ‘da İtalyan bir Seyyahın İstanbul Panaroma’sının yeniden yorumlanmış 360 derecelik dairesel uygulamasıdır. İkinci katman ise modern İstanbul’un tüm simgelerini beraber barındırır. Üçüncü ve son katman ise İstanbul’un surlarıdır. İkinci ve üçüncü katmanlar saat yönünde ve saaatin tersi yönünde bir mekanizma ile dönmektedirler. Ressamın esere yüklediği metaforik anlam; birinci katmanda Pelit’in de İstanbul kadar tarihi ve kültürel bir mirası içerdiği, ikinci katmanda İstanbul gibi yeni ve coşkulu olmasının yanında kültürel anlamda da derin ve dolu olduğu, son katmanda da İstanbul surları kadar güçlü olduğudur. Birbirinin tersi yönde dönen mekanizmalar ile de Markanın zamandan bağımsızlığı vurgulanmıştır.

Proje ekibi olarak iç mekanda, şeffaflık ve temizlik hissini verebilmek için, yalın ve aydınlık bir tasarım planlamıştık. Kurumsal kimliği vurgularken, müşteri algısına dönük olarak, kökenlerine bağlı çizgileri tasarımın bazı noktalarında kullandık. İç dekorasyona yakından bakıldığında geometri, malzeme, doku, renk, aksesuar gibi bağımsız elemanların marka algısını en iyi yansıtacak şekilde ayrı ayrı ve bir arada uyumunu amaçladık. Burada bahsettiğimiz baktığınız noktada gözünüze yansıyan imajın parçaları, bileşenlerine ayrıldığında da her bir bileşen tekil olarak anlamlı ve güzel olmalıydı. Bunların bir araya geldiğinde; denge, bütünlük ve görsel devamlılık içeren armonik marka kimliğini oluşturmalıydı.
Her üç mahalde de açık krem tonunda seleksiyonu yapılmış Burdur Beji mermer kullandık. Tüm kolon ve duvar kaplamaları krem rengi lake olarak imal edildi. Kullanıcıda samimiyet hissi oluşması ve hijyenik vurgu açısından krem tonlar tercih edildi. Yüzey doku ve ışık etkisinin mekânsal derinliğe katkısının sağlanması için Lake kaplamalar parlak krem cam kaplamalarla beraber kullanıldı.

Restoran ve Pastane mekânlarında ise ayrıca süs öğesi olarak aynalar kullanıldı. Lobi ana girişinde dikkat çekici lineer geometrik tavan aydınlatması, 120.000 adet Swarovski taştan imal edilmiş tasarımı tarafımdan yapılmış avize yer almaktadır. Yine onun altında yine benim tasarladığım cam tüplerin üzerine oturtulmuş buzlu cam bir deskle imal edilmiş giriş danışma bankosu bulunmaktadır. Bu bankonun önünde mermer üzerinde ki oryantal desen İsmail Acar tarafından tasarlanmıştır. Aynı desen binanın asansörlerinde tavan aydınlatmalarında da kullanılmıştır. İç kaplamalarda ve hareketli mobilyalarda bol miktarda temperli ve lamine cam şeffaflık ve temizlik vurgusu açısından bol miktarda kullanılmıştır. Restoranda bulunan oyma masalar ile, pastane kısmında ki teşhir masları benim tarafımdan tasarlanmıştır. Firmaya özel tasarlanan ve pastane, restoran tavanlarında bulunan dantel gibi cam tüp aydınlatmalar da yine benim tarafımdan tasarlanmıştır. Lobi merdiveni çelik bir karkas üzerine paslanmaz kaplama ile korkulukları ise camdan imal edildi. Asma kat çocuk bölümüne ve 1. Kat ofis hacimlerine çelik bir platformun oluşturduğu köprü vasıtası ile ulaşılmıştır. Bu köprü ve büyük lobi galerisi; arkasında ki büyük cam sergi duvarı için tasarlanmış ışığın kesintileri ve sürekliliği ile kullanıcınsa mekânsal derinlik hissini yaşatmaktadır.

Bina hakkında biraz bilgi vermek gerekirse;
Pelit’in 55 yıllık marka algısını yansıtmaya çalışırken, kullanıcıların yenilenen ihtiyaçlarına cevap verebilecek, kaynakların tükenmekte olduğu dünyamıza mümkün olan en az emisyonlu üretimi sağlamak amacımız olarak ortaya çıkmıştır

Bina akıllı bina teknolojisi ile bir çok otomasyon sistemi kullanılarak yönetilmektedir. Aydınlatma elemanları, iklimlendirme elemanları tek merkezden yönetilmektedirler. Aktif ve pasif enerji tasarruf yöntemleri ile desteklenen bu sistemler binanın çevre duyarlılık gücünü arttırdığı gibi işletim maliyetlerini de düşürmektedir. Ayrıca bina genelinde yağmur ve atık sular arıtılarak çöp yönetim sisteminde kullanılmaktadır.
Binanın tüm üretim alanlarında da Giriş Lobi, Pastane ve Restoran bölümünde olduğu gibi tek merkezden müzik yayını yapılmaktadır. Çalışanların konforu esas alınmıştır.
Farklı üretim teknikleri ile birçok üretimin gerçekleştiği fabrika binasında yüze yakın hacimde birbirinden farklı değerlerde mekânsal ısı ihtiyacı oluşmuştur. Mekanik otomasyon sistemi, tüm hacimlerde aranılan ısı aralığının sağlanmasını tek merkezden sağlamıştır, sürekliliği ise binanın enerji tüketim miktarını düşürmüştür. Lobi, Restoran ve Pastane’de bu mekanlardan bir kaçtanesini oluşturmaktadır.

Aydınlatma sistemleri otomasyona bağlanmıştır. Böylece bina içerisinde aydınlatma amacı ile kullanılan her bir armatürün, tek merkez bilgisayarlardan denetlenebilmesi sağlanmış, ihtiyaç duyulmayan “zone” larda dedektörler yardımı ile aydınlatma sisteminin çalışması sistem tarafından kendiliğinden engellenmiş ve enerji tasarrufu sağlanmıştır.
Bina içerisinde aktif hareketli yatay perde sistemi uygulanmıştır. Aydınlatma otomasyon sistemine bağlanan yatay şeritli perdeler güneşin yatık olduğu ve bina içerisine direk girdiği yaz aylarında tamamen güneş perdelemesine yönelik kanatlarını yatay pozisyonda kapatacak ve güneşin bina içerisinde ki olumsuz ısı etkisini perdeleyeceklerdir. Perdenin bu hareketi mekanik soğutma sisteminin enerji tüketim miktarını azaltacak ancak aydınlatma sisteminin enerji tüketimini arttıracaktır. Fakat yaz aylarında bina soğutma maliyeti özellikle de geniş cam yüzeylerin olduğu binalarda, aydınlatma sistemi için ihtiyaç duyulan enerjiden kat kat fazla olacağından aktif hareketli perde sistemi yüksek verimli bir tasarruf sağlayacaktır. Kış aylarında ise güneşin bina içerisine direk etkisi amaçlandığından, perde yatay şeritleri tamamen açılacak ve güneş ışığının iç mekana en yüksek seviyede etkisi sağlanacaktır.